Ülkeler

Tear

Yönetim Monarşi
Yöneticiler Yüksek Lordlar
Başkent Tear
Nüfus Yaklaşık 350 bin
Ordu Taş’ın Savunucuları

Tear, Erinin nehrinin Fırtınalar denizine döküldüğü delta üzerinde kurulmuş ana karadaki en zengin uluslardan biridir. Tear Limanı, Fırtınalar Denizi üzerindeki üçüncü büyük limandır, Illian ve Ebou Dar’dan hemen sonra gelir.

Erinin Nehri Tear şehri içinden akarak Fırtınalar Denizi’ne dökülür. Kıyı yakınlarında nehir yedi kola bölünerek bir delta oluşturur, bu bölgeye Ejderin Parmakları denilmektedir. Bölge pek çok köy ve kasabayı destekleyecek zenginliktedir ancak Tear Lordları deniz ticaretine sekte vuracağı endişesi ile Ejderin Parmakları’nda en ufak yerleşime müsaade etmemektedir.

Tear’ın batı ve kuzeybatısı boyunca Maredo Ovası yer alır, kuzeyinde Haddon Mirk, kuzeydoğusunda Dünyanın Omurgası, doğusunda Boğulan Topraklar, güneydoğusunda Remara Körfezi, güneyinde ise Fırtınalar Denizi yer almaktadır.

Tear, Arthur Şahinkanadı’nın ölümünün ardından ivedilikle harekete geçen Istaban Novares ve Yseidre Tirado tarafından önce Taş’ın ele geçirilmesi ardından da şehrin tutulması sonucu kurulmuştur. Geleneksel olarak ülkede tek bir yönetici, kral veya kraliçe, bulunmamaktadır. Tear’ın Yüksek Lordları olarak bilinen konsey tarafından idare edilmektedir.

Tear’ın Yüksek Lordları ülkeyi Tear Taşı adı verilen şehre hakim devasa bir kaleden yönetmektedir, konseye katılmak için belirli bir zenginlik ve güç gerekmekte olup konseyin sabit bir sayısı bulunmamaktadır. Kurulduğundan bu yana sayıları 6 ile 20 arası değişen sayılardaki konseyler yönetimde bulunmuştur.

Tear’ın Yüksek Lordları’nın hemen altında Toprak Lordları bulunmaktadır, zenginlik ve güç bakımından daha alçakta duran bu asiller Yüksek Lordlar’ın emir ve fermanlarını uygulayan veya uygulanmasını sağlayan konumdadır.

Tear haritası

Tarihsel olarak Tear, Kırılış’tan sonra ana kara üzerinde kurulan ilk şehirdir. Aes Sedailerin Tear Taşı adı verilen muhteşem kaleyi inşasından sonra güvenlik arayan insanlar bu bölgeye göç ederek zamanla Taş’ın etrafında bir şehir oluşturmuşlardır. On Ulus Paktı esnasında Tear, Essenia’nın bir parçası idi. Trolloc Savaşları’nın ardından Fergansea ve Moreina ülkelerinin bir parçası olmuştur. Yukarıda da bahsedildiği üzere Arthur Şahinkanadı’na boyun eğen ülkelerden biri olan Tear, onun ölümünden sonra bağımsızlığını ilan ederek bugünkü modern yönetim ve sınırlarına kavuşmuştur.

Şehir büyüdükçe gayrimenkuller ve ticaret artan sayı ve oranlarda vergilere bağlandı, hatta tüccarların vergiden kaçınmak için şehir dışında kurduğu pazarlar da askerler aracılığıyla dağıtıldı. Yüksek Lordlar’ın şehir dışında ticaret ve yerleşim yeri yasağının tek istisnası stratejik konumda olan Godan kasabasıdır. Godan kasabası Mayene yarımadasının karşı kıyısında olduğundan dolayı Mayene ve Mayene ticaretini kontrol için kurulmuştur.

Tear’da Mayene’den fazla ancak Illian’dan nefret edilir. Illian ve Tear geleneksel iki düşman ülkedir.

Tear şehrinin zenginliğinin asıl kaynağı zeytin üretimine bağlıdır. Tahıl, balık ve baharat ihracatı da şehir için oldukça karlı kalemlerdendir. Tear’da üretilen buğdayın fazlası genellikle Cairhien’e ihraç edilmektedir. Ayrıca Tear, Mayene’nin balık yağını da ihraç etmesine karşılık kendi ürettiği zeytinyağı ile rakip olduğundan Mayene’nin ihracatını da kısıtlamaya çalışmakta ve Mayene’yi devamlı olarak baskı altında tutmaktadır. Deniz Halkı’da ürettiği ipeklerin ihracatını ağırlıklı olarak Tear üzerinden yapmaktadır.

Ülkenin başlıca ithalat kalemi ise Saldea’da üretilen buz biberleridir, buz biberleri baharata düşkün Tear’da asillerce oldukça popülerdir.

Zeytin çiftlikleri ülkeyi baştan başa sarmış vaziyettedir ve zeytinyağı liman aracılığıyla ihraç edilir. Çiftlikler asillere aittir, toprağı ise köylüler işlemesine karşılık tüm gelir yine asillere aittir. Bundan dolayı ticaretin tüm geliri asillerin cebine gitmektedir. Şehir sakinleri malikaneler veya saraylarda çalışmadığı sürece ancak dış şehirlerde yaşayabilmektedir.

Tear’ın meşhur olduğu bir başka konu atlarıdır, tüm dünyada kıyaslarının olmadığını iddia ederler. Tipik derin göğüslü Tear atları güzellikleri, müthiş hızları, dayanıklıkları ile meşhurdur. Ülke boyunca ormanlar at çiftliklerine yer açmak için kesilmiştir.

Ejderin Parmakları onlarca balık türüne ev sahipliği yapmakta olup oldukça bereketli bölge nedeni ile balıkçılık oldukça gelişmiştir. Tear’daki yemek kültürü de aynı nedenden balık üzerine kuruludur.

Tear’da yönlendirmek yasadışı ilan edilmiştir. Tear’lılar Tek Güç ile alakalı herşeyden korkar ve hor görür. Yönlendirme yeteneğine sahip olduğu anlaşılan kızlar aynı gün Tar Valon’a gönderilir ve başarısız olsalar dahi geri dönüşleri istenmez. Tek Güç paranoyası öyle kuvvetlidir ki Ejder Kehanetleri bulundurmak, taşımak ve okumak yasaktır, tespiti halinde hapis ile cezalandırılmaktadır.

Yüksek Lordlar, Taş’ın Kalbinde yılda dört defa Muhafaza Ayini gerçekleştirmektedir, Callandor’u koruyarak dünyayı Yenidendoğan Ejder felaketinden koruduklarını iddia etmektedirler.

Taş’ın Savunucuları, Tear şehrini koruyan Taş’ta konuşlanmış seçkin birliklere verilen isimdir. Ancak öncelikleri şehri değil, Taş’ı korumak olduğundan halk Muhafızların yalnızca zenginleri koruduğundan yakınmaktadır. Taş’ın Savunucuları dışında Tear ordusu süvarilerden oluşmaktadır ki Tear’da piyade hor görülmektedir.

Tearlılar geleneksel olarak koyu tenlidir, asiller kısa sakal uzatmaya eğilimlidir ve sakallar mutlaka yağlanarak sivriltilir. Tear sokakları çamurludur, bundan dolayı yürümek zorunda olan herkes kolaylık olsun diye tahta takunyalar giymektedir, bundan dolayı ev ve hanların önünde devamlı takunyalar bulunur.

Tear’ın Yüksek Lordları

  • Aracome
  • Astoril Damara
  • Carleon
  • Darlin Sisnera
  • Gueyam
  • Hearne
  • Maraconn
  • Meilan Mendiana
  • Rosana
  • Simaan
  • Sunamon Haellin
  • Tedosian
  • Torean Andiama
  • Weiramon Saniago

Tear Evleri

AldiayaAnnarizAndiama
AsegoraDamaraHaellin
MendianaPendaloanSaniago
SelornaSisnera

 

Bir Cevap Yazın