Karakterler

Tam al’Thor

Tamlin Al’Thor, veya bizim bildiğimiz şekli ile Tam al’Thor, Andor’un İki Nehir bölgesinde Emond Meydanı köyünde doğmuş ve büyümüştür. Tam, 1.80′ yakın boyu ile, geniş omuzlu, geniş gövdeli, bir tutam siyah hariç gri saçlı hafifçe çıkık güneşle kabalaşmış yanakları ve koyu renk gözlerinin etrafında artık kırışıklıklar bulunan güçlü bir karakter ve iradeye sahip bir kişidir.

Y.Ç. 940 yılında doğan Tam, hikayenin başladığı 998 yılında 58 yaşındadır. Tam, Emond Meydanı köyünün Köy Kurulu üyesidir ve Başkan Al’Vere efendinin akıl danıştığı kimselerdendir. Olayları etraflıca düşünebilen, olgun, aklı selim,sakin,tedbir ve temkinli birisidir. Kitapların oldukça değerli olduğu bir dünyada, evinde birkaç kitaba sahip bir kütüphane olduğunu da ekleyelim.

Tam Al’Thor, henüz 16 yaşında iken İki Nehir’den ayrılarak dünyayı görmek üzere yolculuğa çıkmıştır. Yolculuğu dönüp dolaşıp onu Illian’a ulaştırmış ve 17 yaşında iken orduya yazılmıştır. Aynı yıl devam eden Beyazpelerinli Savaşı’na katılmış ve 2 yıl boyunca savaş meydanında kalmıştır. Savaşın sonunda, 19 yaşında iken saygın bir birlik olan Yoldaşlar’a seçilmiştir.

22 yaşında Illian’da tanıştığı Andor’lu bir tüccarın kızı olan Kari ile 965 yılında, 25 yaşında iken evlenmiştir. Çift iki kez bebek müjdesi ve sevinci yaşamışsa da, iki çocukları da yaşamamıştır. Kızları bebekken ateşten vefat etmiş ve oğulları da ölü doğmuştur.

Tam, 26 yaşında iken bir Kılıç Ustası olmuştur. Adil bir duelloda tanıklar huzurunda bir kılıç ustasını yenerek bu ünvanı haketse ve her ne kadar bunun yapılması gerekiyordu diye düşünse de bu konudan pişmanlık ve üzüntü duymaktadır. Tam’in güçle dövülmüş balıkçıl damgalı oldukça özel bir kılıcı vardır, bu kılıcın öyküsü bilinmese de Robert Jordan duelloda öldürdüğü kılıç ustasının kılıcını hakkı olmasına rağmen almayı reddettiği ve Illian Kralı tarafından almaya zorlandığı söylenmiştir* (1994 Erica Sadun röportajı)

Askerlik kariyeri boyunca Beyazpelerinliler Savaşı, iki Tear savaşı ve Aiel Savaşı olmak üzere 4 savaşa katılmıştır. Bu savaşlar süresince Yoldaşların ikinci komutanlığına kadar yükselmiştir.

38 yaşında iken, 978 yılında, Aiel Savaşı’nın sonlarına doğru Ejderdağı’nın yamaçlarında ağlayan bir bebek bulur, bebeğin hemen yanında ölü bir kadın yatmaktadır. Eşinin çocuk arzusundan dolayı bebeği evlat edinmeye karar verir. Hemen ardından mesleğinden istifa ederek 16 yaşında köyünden ayrıldıktan yıllar sonra – tam olarak 22 yıl sonra- Emond Meydanı’na Kari isminde bir eş ve Rand isminde bir bebekle birlikte dönmüş, Batıormanı‘nda bir çiftlik inşa ederek çiftçilik yapmaya başlamıştır.

Kari Al’Thor, Rand henüz 5 yaşındayken öldükten sonra oğluna hem annelik hem babalık yapmış ve Kadın Kurulu‘nun tüm çabalarına rağmen tekrar evlenmemiştir. Hem bu yönüyle hem de çiftlikteki dikiş nakış ve aşçılıkta gerektiren işleri tek başına üstlendiğinden dolayı oldukça becerikli ve elinden her iş gelen biri olduğunu söylemek mümkün. Çiftliğinde tavuk, koyun, inek yetiştirip çobanlık yaptığını, sebze tarlaları ve meyve ağaçlarını, tütün yetiştiriciliği yapıp brendi ve şarap imal etmek üstelik tümünü de tek başına yapmak her babayiğidin harcı değildir.

Tam Al’Thor, yörenin en iyi okçusu ve her Bel Tine‘da okçuluk ve izcilik yarışmasının galibidir. Rand’a odaklanmayı sağlayan alev ve boşluk adını verdiği bir numara öğretmiştir.

NOTLAR

  • Robert Jordan’ın aslında Tam ve Rand karakterlerini baba-oğul değil de tek bir karakter olarak düşünmüştür. Buna göre, 13-14 yaşlarında bir çocuk maceraya atılmak üzere sakin köy hayatını terk eder ve asker olur. Daha doğrusu önce atlara bakıcılıkla başlar ve nihayetinde asker olur. Asker olarak geçen 20 yılın ardından artık yorgun ve usanmış emekli bir asker olarak köyüne geri döner. Ne var ki dünyanın onunla işi bitmemiştir ve kehanet peşindedir, macera onun için yeni başlar. Robert Jordan bu düşünceyle yazmaya başlamış fakat kendisinin dediği gibi kitap oluşmaya başladığında bambaşka karakterler ortaya çıkmıştır.

Bu hikaye bir tek bana mı tanıdık geldi bilemiyorum ama Dune’daki Miles Tag karakterine oldukça benziyor.

*

Bu noktadan sonra ekleyeceklerim spoiler içermektedir, henüz seriye başlamamış ya da başlarında olan kimselere elveda diyorum.

*

*

SORULAR

S: Tam, Rand Al’Thor’un ‘o’ kişi olduğundan hiç şüphelenmemiş miydi?

C: Tam’in aslında bir köylü olduğunu unutmamak gerek, Karaethon Döngüsü’nü ya da Ejder Kehanetleri’ne kulak aşinalığı muhtemelen vardır. Ama özellikle o doğum kehanetini duyup şüphelenmesi pek mümkün değil.

S: Tam, ‘Aiel Vahşisi’ bir bebeği evlat edinirken hiç tedirgin olmuş mudur?

C: Bu soru aslında facebook’tan soruldu ve bu şekilde sorulmadı ama ben genel bir tanıma sokmak için bu şekle çevirdim. Bence de mantıklı bir soru, insanların Aiellerden oldukça korktuğu ve onları vahşi kişiler olarak düşündüğünden dolayı hatta sadece halktan insanlar değil asillerin de bu şekilde düşünüp tepki vermesinden… Röportajlara ve sorulara baktım ama bilgi bulamadım, seride de bununla ilgili birşey yazmıyor. Ama çıkarım yapmak gerekirse, Tam çok az önyargıya sahip geniş görüşlü birisi bu yüzden böyle bir paranoyaya kapılmamış olması -normal diyelim.

Bir Cevap Yazın

Yorum

  • merhabalar, böyle bir site açtığınız için size teşekkür ediyorum… Tam’ı her zaman çok sevdim çünkü Rand’ı kendi oğluymuş gibi yetiştirmesini takdir ettim…