Karakterler

Tam Al’Thor

Tam, Emond Meydanı köyünün Köy Kurulu üyesidir ve Başkan Al’Vere efendinin akıl danıştığı kimselerdendir. Olayları etraflıca düşünebilen, olgun, aklı selim,sakin,tedbir ve temkinli birisidir. Kitapların oldukça değerli olduğu bir dünyada, evinde birkaç kitaba sahip bir kütüphane olduğunu da ekleyelim.

Gençlik dönemiyle ilgili pek fazla bilgi olmasa da çok genç yaşta İki Nehir’de hatırlandığı kadarıyla kimsenin yapmayı düşünmediğini yaparak dünyayı görmek ve keşfetmek arzusuyla Emond Meydanı’nı terketmiş ve bir başına yolculuğa çıkmıştır.

Tam Al'Thor

Tam Al’Thor, Andor’un İki Nehir bölgesinde Emond Meydanı köyünde doğmuş ve büyümüştür. Tam, 1.85/1.90 cm boylarında, geniş omuzlu, geniş gövdeli, bir tutam siyah hariç gri saçlı hafifçe çıkık güneşle kabalaşmış yanakları ve koyu renk gözlerinin etrafında artık kırışıklıklar bulunan güçlü bir karakter ve iradeye sahip bir kişidir. Yaşını kesin olarak bilemesekte 50’den genç ve 55’ten yaşlı olması mümkün değil, dolayısıyla 50-55 arası olduğunu söylersek çok isabetli bir tahminde bulunmuş oluruz.

Tam, Emond Meydanı köyünün Köy Kurulu üyesidir ve Başkan Al’Vere efendinin akıl danıştığı kimselerdendir. Olayları etraflıca düşünebilen, olgun, aklı selim,sakin,tedbir ve temkinli birisidir. Kitapların oldukça değerli olduğu bir dünyada, evinde birkaç kitaba sahip bir kütüphane olduğunu da ekleyelim.

Gençlik dönemiyle ilgili pek fazla bilgi olmasa da çok genç yaşta İki Nehir’de hatırlandığı kadarıyla kimsenin yapmayı düşünmediğini yaparak dünyayı görmek ve keşfetmek arzusuyla Emond Meydanı’nı terketmiş ve bir başına yolculuğa çıkmıştır.

Yıllar sonra Emond Meydanı’na Kari isminde bir eş ve Rand isminde bir bebekle birlikte dönmüş, Batıormanı‘nda bir çiftlik inşa ederek çiftçilik yapmaya başlamıştır.

Anlatılanlardan hareketle, Emond Meydanı’nda bir ailesinin olmadığını, Tam henüz gençken ailesini kaybettiği ya da terkettiği(tabi o zaman hiç görüşmediğini de) çıkarımını yapmak mümkünse de mantıklı olan ilk seçenek gibi gözüküyor. Bir aile evi ya da çiftliği kendisine kalan bir miras varsa da bilinmemektedir, belki de köyü terkederken herşeyini satıp savmıştır bu da bir çıkarım ve bu konuda kaba tabirle atış serbest.

Kari Al’Thor, Rand henüz 5 yaşındayken öldükten sonra oğluna hem annelik hem babalık yapmış ve Kadın Kurulu‘nun tüm çabalarına rağmen tekrar evlenmemiştir. Hem bu yönüyle hem de çiftlikteki dikiş nakış ve aşçılıkta gerektiren işleri tek başına üstlendiğinden dolayı oldukça becerikli ve elinden her iş gelen biri olduğunu söylemek mümkün. Çiftliğinde tavuk,koyun,inek yetiştirip çobanlık yaptığını,sebze tarlaları ve meyve ağaçlarını,tütün yetiştiriciliği yapıp brendi ve şarap imal etmek üstelik tümünü de tek başına yapmak her babayiğidin harcı değildir.

Tam Al’Thor, yörenin en iyi okçusu ve her Bel Tine‘da okçuluk ve izcilik yarışmasının galibidir. Rand’a odaklanmayı sağlayan alev ve boşluk adını verdiği bir numara öğretmiştir. Tam’in ‘onun için çok fazla ödediğini’ söylediği balıkçıl damgalı bir kılıcı vardır, dolayısıyla bir kılıç ustası olduğu da doğrudur.

NOTLAR

  • Robert Jordan’ın aslında Tam ve Rand karakterlerini baba-oğul değil de tek bir karakter olarak düşünmüştür. Buna göre, 13-14 yaşlarında bir çocuk maceraya atılmak üzere sakin köy hayatını terk eder ve asker olur. Daha doğrusu önce atlara bakıcılıkla başlar ve nihayetinde asker olur. Asker olarak geçen 20 yılın ardından artık yorgun ve usanmış emekli bir asker olarak köyüne geri döner. Ne var ki dünyanın onunla işi bitmemiştir ve kehanet peşindedir, macera onun için yeni başlar. Robert Jordan bu düşünceyle yazmaya başlamış fakat kendisinin dediği gibi kitap oluşmaya başladığında bambaşka karakterler ortaya çıkmıştır.

Bu hikaye bir tek bana mı tanıdık geldi bilemiyorum ama Dune’daki Miles Tag karakterine oldukça benziyor.

*

Bu noktadan sonra ekleyeceklerim spoiler içermektedir, henüz seriye başlamamış ya da başlarında olan kimselere elveda diyorum.

*

*

SORULAR

S: Tam, Rand Al’Thor’un ‘o’ kişi olduğundan hiç şüphelenmemiş miydi?

C: Tam’in aslında bir köylü olduğunu unutmamak gerek, Karaethon Döngüsü’nü ya da Ejder Kehanetleri’ne kulak aşinalığı muhtemelen vardır. Ama özellikle o doğum kehanetini duyup şüphelenmesi pek mümkün değil.

S: Tam, ‘Aiel Vahşisi’ bir bebeği evlat edinirken hiç tedirgin olmuş mudur?

C: Bu soru aslında facebook’tan soruldu ve bu şekilde sorulmadı ama ben genel bir tanıma sokmak için bu şekle çevirdim. Bence de mantıklı bir soru, insanların Aiellerden oldukça korktuğu ve onları vahşi kişiler olarak düşündüğünden dolayı hatta sadece halktan insanlar değil asillerin de bu şekilde düşünüp tepki vermesinden… Röportajlara ve sorulara baktım ama bilgi bulamadım, seride de bununla ilgili birşey yazmıyor. Ama çıkarım yapmak gerekirse, Tam çok az önyargıya sahip geniş görüşlü birisi bu yüzden böyle bir paranoyaya kapılmamış olması -normal diyelim.

Geçmişi

Tam Al’Thor, henüz 15-20 yaşlarında iken İki Nehir’den ayrılarak dünyayı görmek üzere yolculuğa çıkmıştır. Yolculuğu dönüp dolaşıp onu Illian’a ulaştırmış ve orduya yazılmıştır. Bir süre sonra ordunun içinde saygın bir birlik olan Yoldaşlar’a seçilmiştir.

Askerlik kariyeri boyunca Beyazpelerinliler Savaşı, iki Tear savaşı ve Aiel Savaşı olmak üzere 4 savaşa katılmıştır. Bu savaşlar süresince Yoldaşların ikinci komutanlığına kadar yükselmiştir. Bir başka nokta da kılıç ustası olmasıdır, teke tek bir duelloda tanıklar huzurunda bir kılıç ustasını yenerek bu ünvanı haketse de Tam bunun yapılması gerekiyordu diye düşünse de bu konudan pişmanlık ve üzüntü duymaktadır.

Tam’in güçle dövülmüş balıkçıl damgalı oldukça özel bir kılıcı vardır, bu kılıcın öyküsü bilinmese de Robert Jordan duelloda öldürdüğü kılıç ustasının kılıcını hakkı olmasına rağmen almayı reddettiği ve Illian Kralı tarafından almaya zorlandığı söylenmiştir* (1994 Erica Sadun röportajı)

Eşi Kari Al’Thor ile ne zaman ya da hangi tarihte tanıştığı ve evlendiği kesin olmasa da Aiel Savaşı’na katıldığında evli olduğu ve evliliklerinin üzerinden karısıyla bir çocuk arzulayacak ve özlem duyacak kadar uzun süre geçmiş olduğunu biliyoruz.

Aiel Savaşı’nın sonlarına doğru Ejderdağı’nın yamaçlarında ağlayan bir bebek bulur, bebeğin hemen yanında ölü bir kadın yatmaktadır. Eşinin çocuk arzusundan dolayı bebeği evlat edinmeye karar verir. Bundan sonra eşi ve evlat edindiği bebeğiyle Illian’dan ve ordudan ayrılarak İki Nehir’e, Emond Meydanı’na döner.

** Balıkçıl damgalı kılıcı nasıl aldığı aslında net değil yorumlar hep birbirine karışmış. Tam’in bir kılıç ustasını yendiği kesin, onun kılıcını hakettiği de. Bu kılıç çok büyük ihtimalle edindiği balıkçıl damgalı kılıç fakat kralın zorlamasıyla mı aldı, yoksa hizmetlerine karşılık kral tarafından mı bahşedildi kesin değil.

Zaman Akışı

Yorum

  • merhabalar, böyle bir site açtığınız için size teşekkür ediyorum… Tam’ı her zaman çok sevdim çünkü Rand’ı kendi oğluymuş gibi yetiştirmesini takdir ettim…

Leave a Comment