Ülkeler

Malkier

Malkier, ana karanın en kuzeyindeki Gölge’ye kaybedilen ve artık Büyük Afet’in yuttuğu ülkedir. Kırılış’tan sonra bölgede Rhamdashar Krallığı kurulmuş olup Arthur Şahinkanadı’nın yükselişi ile bu krallık yıkılarak toprakları imparatorluğa katılmış ve Malkier eyaleti adını almıştır.

Malkier, Shienar ve Arafel’in kuzeyinde konumlanmıştır. Dağlık bir araziye sahip ülke savunma maksatlı olarak inşa edilmiş ve Afet boyunca uzanan sayısız kale, kule ve karakola sahiptir. Doğudan batıya 1.200 kilometre uzanan geniş araziye sahiptir. Ülkeye de adını veren başkent Malkier, şehri çevreleyen devasa kulelerinden ötürü Yedi Kule olarakta anılmaktadır. Başkent Malkier ülkenin güneyinde olup, Shienar’ın kuzeyindeki Fal Dara’ya komşudur.

Yüzyıl Savaşları’nın başlarında Vali Shevar Jamelle bölgenin bağımsızlığını ilan ederek Sınırboyu’ndaki diğer valilerle kuzeyi savunmak üzere anlaşmıştır. Böylelikle Malkier’in ilk kralı Shevar Jamelle olmuştur. Arthur Şahinkanadı’nın varisi olabilmek adına verilen savaştan endişelenen Sınırboyu eyaletlerinin yöneticileri bir araya gelerek tüm Sınırboylarını beş bağımsız krallık olarak bölme fikri üzerinde anlaşırlar. Bu ülkelerin başlıca amacı Afet’e karşı işbirliği yapmak ve güney sınırlarında olan savaştan kendilerini korumak olmuştur. Bundan dolayı en kuzeyde bulunan Malkier Yüzyıl Savaşı’na hiç karışmamıştır.

Wertzone kaynaklı Zaman Çarkı haritası

Malkier, Yeni Çağ 953 yılında Afet’e yenik düşmüştür, 955 yılında Trolloclar tarafından, 957 yılında Afet’in kendisi tarafından yutulmuştur. Malkier düşerken tüm Sınırboyları yardım ve takviye göndermiş ancak çok güvendikleri uğruna savunmaya yemin ettikleri Beyaz Kule, Malkier’e yardım göndermemiştir. (Lan, Moiraine ile tanıştıklarında bunu Moraine Damodred’e sormuş ve karşılığında Kule’nin aslında yardım gönderdiğini – 100’den fazla Aes Sedai ile- ancak geç kaldıklarını, Beyaz Kule’nin aciz gözükmektense durumu örtpas etmeyi tercih ettiğini söylemiştir.)

Malkier’in geleneksel olarak Beş Yüce Lordu bulunmaktadır. Yeni bir kral tayin etmek için Yüce Lordlar’ın çubuk çekmesi adeti bulunmaktadır, böylelikle kimin tahta uygun olduğu belirlenmektedir. Bir Kral taç giydiğinde veya evlendiğinde, Kraliçe’de ortak yönetici olarak taç giyer. Ayrıca Kral ve soyundaki erkekler isimlerinin başına ‘-al’ ekini alırken, Kraliçe ve kızları ‘-el’ ön ekini alırlar.

Malkierli kadınlar alınlarına ki’sain adı verilen renkli bir nokta yapıştırırlar. Bu onların nefes aldıkları sürece oğullarını Gölge’yle savaşa yollamaya dair yemin ettiklerinin işaretidir. Bekar kadınlar mavi ki’sain, evli kadınlar kırmızı ki’sain, dul kadınlar ise beyaz ki’sain takarlar. Erkekler hadori adı verilen örülmüş deriden ince bir saç bandı takarlar. Eğer bir savaşçı savaş meydanında ölürse bir başkasının onun hadorisini savaşa taşıması ve ardından ölen kişinin naaşına döndürmesi adettir.

Malkier’e özgü ilginç adetlerden biri de carneira geleneğidir. Carneira kelime anlamı olarak ‘ilk aşk’ olarak çevirilebilir. Genç kadınlar kendi carneira’sını seçebilirken, erkeklerin seçim hakkı bulunmamaktadır, carneiraları onları seçer. Yani seçim hakkı her şartta kadına aittir. Seçilen bir erkek, geçen zamanı sembolize etmesi için saçından bir tutamı uzatır ve bu saç tutamına daori denir. Yine geleneksel olarak daori, erkeğin evlilik gününde carneirası tarafından geline teslim edilir, bu artık o adamın tüm haklarının gelinde olduğunun işaretidir. Malkier’de ‘bir kral, carneirası ile yalnızken kral değildir’ deyişi bulunmaktadır.

Breyan Mandragoran, Kral al’Akir Mandragoran’ın ağabeyi Lain Mandoragoran’ın eşidir. Aşırı derecede gururlu bir kadın olan Breyan, kocasının yiğitliğiyle de gurur duymaktadır. Aynı zamanda al’Akir’in tahtını da kıskanmaktadır, ona göre kocası tahta daha uygun ve layıktır. Breyan, Malkier’in Yüce Lordlarından Cowin Gemallen tarafından da desteklenmektedir ve kocasının kendisini göstereceği için bir fırsat yaratması için kadını zorlamaktadır.

Breyan, Cowin Gemallen’in de yüreklendirmesiyle kocasını Afet’e bir akın düzenlemesi için ikna eder. Lain Mandragoran, beraberinde bin mızrakla Afetli Topraklar’a akın yapmaya karar verir. Kral al’Akir ona oldukça öfkelenir ve akından men etse de Lain gururlu bir adamdır, karsının ve iki yaşındaki oğlu Isam’ın gözlerindeki hayal kırıklığındansa, emre itaatsizlik etmeyi tercih eder. Beraberinde bin mızrakla Afet’e girer ve hiç kimse dönmez. Breyan, yeis içinde neredeyse aklını kaybetmiş şekilde kocasının ölümünden al’Akir’i suçlar ve onu korkaklıkla, kardeşini yalnız bıraktığı için ihanetle itham eder. Al’Akir yas tutan kadının taşkınlıklarını affederek anlayış gösterse de, Breyan’ın kindarlığını hafife almıştır. Kadın, al’Akir’i tahtından etmeye ve yerine oğlu Isam’ı getirmeye kafayı takmıştır ki bu değişiklik kundaktaki Lan’ın da ölümü anlamına gelmektedir.

Cowin Gemallen, Breyan’ın sırdaşı olmuştur ve onun ikilik çıkarma planlarına yardım eder. Emri altındaki adamlardan yeteri kadarını ikna ederek planlarına dahil eder. Buna göre Afet sınırındaki kalelerden birinin terkedilmesini sağlar. Breyan’ın bu işte ne payı, ne çıkarı olduğu kesin olmamakla birlikte Cowin Gemallen bir Karanlıkdostudur. Terkedilen kale Trollocların eline geçer ve Malkier sınırlarından Trolloclar, Soluklar ve Draghkarlar içeri akmaya başlar. İstila sırasında Breyan öldürülür ve oğlu Isam, Myrddraal’lerin eline düşer.

Cowin Gemallen, Malkier’in düşeceğinden emindir ancak al’Akir birliklerini toplayarak Gölgedöllerini durdurmayı başarır. Kralın en güvendiği iz sürücüsü Jain Charin müthiş bir cesaret ve azim göstererek Trolloc saflarının arkasına sarkmayı başararak Gemallen’i yakalar ve esir eder. Onu peşisıra Malkier’e getirerek Kralın önüne atar. Al’Akir onunla yüzleşir ve adil bir düelloda onu öldürür.

Ancak Gemallen’in açtığı yara durmaktadır ve Malkier Afet boyunun kontrolünü kaybetmiştir. Al’Akir tahtı oğluna bırakır, al’Lan Mandragoran Malkier’in taç giymiş Savaş Lordu ilan edilir. Onun adına yeminleri anne ve babası, Kral ile Kraliçe ederler. Ayrıca Malkier krallarının kullandığı Gölge Savaşı sırasında Tek Güç ile dövülmüş yadigar kılıcını da oğluna bırakır. Henüz on sekiz aylık olan Lan, Jain Charin ve bir düzine kılıç ustasının nezaretinde Fal Dara’ya gönderilir. Pek azı Fal Dara’ya varabilir ancak Lan güvenle Shienar’a varır.

Al’Akir, Yedi Kule’de son bir savaş verir ancak sonunda düşer ve Malkier yıkılır. Yaklaşık iki yıl içerisinde Afet, Malkier’e ait toprakları yutar. Yedi Kule artık harabeye dönmüş ve Bin Göller’in suyu zehirlenmiştir.

Maliker’in yıkımından kurtulan pek azı arasında Jain Charin, dünya çapında ünlü olarak efsanevi seyyah Jain Uzakgezgini olarak anılmıştır. Diyardaki tüm ülkeleri gezmiş ve Deniz Halkı, Aieller ve hatta Shara’ya yolculuk etmiştir. Onun kaleme aldığı hatıraları Kırılıştan bu yana en çok okunan kitaplar haline gelmiştir.

Afet’e yenik düşen Malkierliler, dünyanın dört bir yanına ancak ağırlıklı olarak yine Sınırboylarına dağılmış ve Gölge’ye yenilmenin acısı ile ülkelerine ait anıları unutarak asimile olmuşlardır.

Bir Cevap Yazın