Karakterler

Loial

Loial, Halan oğlu Arent’in oğlu ve Soong kızı Ella’nın kızı Covril’in oğlu Ogier. Yaklaşık olarak Y.Ç. 920 yılında Dünyanın Omurgası yakınlarındaki Shangtai Yurdu’nda doğmuştur. 3 metre boyunda geniş yüzünü kaplayan ve düğmeye benzeyen geniş bir burnu, fincan tabağı büyüklüğündeki açık renk gözleri, uçları aşağı sarkan kaşları, kıvırcık yeleye benzeyen siyah saçları ve bu saçlardan çıkan iki tüylü ve sivri kulağı vardır. Bu kulaklar okuyucular arasında meşhurdur çünkü iyi veya kötü hangi duyguya kapılırsa kapılsın kulakları seyirmeye başlar.

Güncelleme:
Babası Arent, Büyükbabası Halan
Annesi Covril, Anneannesi Ella, Anneannesinin annesi Soong

Loial 90 yaşında olsa da Ogier standartlarına göre oldukça gençtir, bir yurttan dilediğince ayrılamayacak ve tüm çabasına rağmen bıyığa sahip olamayacak derecede genç. Aslında görüyoruz ki Ogierler için Rand,Mat ve Perrin ile yaşıt olarak görülmektedir. Buna karşılık okumaya ve araştırmaya büyük önem ve değer vermesi dolayısı ile dünya hakkında engin bir bilgiye sahip genç bir alimdir. Shangtai Yurdu’ndaki en hızlı koşucudur, bir atı geçebileceğini söyler. Ayrıca nadir bir yetiye sahiptir, ağaç şarkıcılığı. Bir diğer önemli özelliği dünyanın kaderini belirleyecek maceraya dahil olduktan sonra bu macerayı ilk ağızdan ve kendi gözlemleri ile kaleme alması ve bir kitap hazırlama çabasında olmasıdır.

Kişiliğine değinirsek kibar, mütevazi, fedakar, cesur, düşünceli, sözüne sadık, iyi bir karakterin sahip olabileceği tüm özelliklerin bir bünyede toplanmış halidir. Karşısındaki kim olursa olsun saygılı ve nazik bir üslupla konuşur, kendi canını yok sayarak defalarca tehlikeye atılmıştır, defalarca çocukları ve masumları korumak için savaşmıştır ki bunların en meşhuru Tear taşı saldırıya uğradığında toplayabildiği kadar kadın ve çocuğu bir odaya toplayıp odayı başarı ile savunmasıdır. Madalyonun diğer tarafına bakarsak, Mat Loial’e kumarı öğretmiştir ki Loial pek iyi bir kumarbaz değildir. Loial oldukça naif bir kişiliğe sahiptir, Faile tarafından yine meşhur bir kandırılma hikayesi mevcuttur ve burada ilk defa hafiften öfkelendiğini görürüz. Bir diğer öfkelenme anı – ki bunlar oldukça az olduğundan ve karakterini açıklamaya yardımcı olacağından ekliyorum – şehirlerdeki Ogier eserlerinin -kadim ağaçların- kesilmesi karşısında duyduğu hayalkırıklığından dolayıdır.

Loial, Shangtai Yurdu’nda mutlu mesut bir yaşam sürerken dünya hakkında okuduğu kitaplar onu fazlasıyla cezbeder. Dünyayı ve bilhassa Ogier eserlerini koruları, şehirleri ve kaleleri ancak bilhassa koruları görmek için kendi tabiriyle ayakları kaşınmaya başlar ve dünyayı görmek için izin ister. Kök bu konuda dahil görüşmenin 1. yılında iken Loial izin çıkana kadar zaten kendi başına izin almaksızın yolculuk edebilecek yaşa geleceğini düşünerek yurttan kaçar. Tear, Illian, Cairhien dahil büyük şehirleri ziyaret eder ancak aradığını yani o kitaplarda anlatılan korulukları bulamaz, hepsinin başına bir iş gelmiştir. Hayal kırıklığı ile Caemlyn’e gelir ve Kraliçe’nin Takdisi‘ne yerleşir. Ortalıkta gezdiğinde yarattığı heyecan nedeni ile hancı Gill Efendi‘nin ricası ile kütüphanede oturmayı kabul eder ve handaki 4. gününde Rand al’Thor ile tanışır.

Bir Cevap Yazın