Topluluklar

Gholam

Gholam, yönlendiricileri öldürmek üzere Aginor tarafından Efsaneler Çağı‘nda üretilmiş bir başka Gölgedölü. Yalnız ve yalnızca Aes Sedaileri öldürmeye güdülenmiş üç erkek ve üç kadın olarak toplamda 6 tane yaratılmış suikastçilerdir.

Gholamlar’da tıpkı Gri Adamlar gibi sıradan insan görünümüne sahiptir, dikkat çekmeyecek sadelik ve yapıda, ince, kum rengi saçlı adam veya kadınlar. Ancak bu ‘adam‘ ve ‘kadınlar‘ taze insan kanıyla beslenirler, fiziksel olarak insanüstü kuvvete sahiptirler ve bir adamın gırtlağını çıplak eliyle parçalayabilirler. Myrddraal‘den hızlıdırlar ve vücutlarında kemik yoktur, bu nedenle her yere sığabilir ve heryerden geçebilirler, duvardaki çatlaktan veya kapı deliğinden geçecek raddede esneyebilirler. Aynı nedenden normal silahlar Gholam üzerinde etkisizdir, çelik bir Gholam’a zarar vermez. Düşünülenin aksine Gholam Kapıyoldan geçebilir ve bir yönlendiricinin açması halinde kısa süreli de olsa süzülmeyi kullanabilir.

Normal silahlara karşı tepkisi şöyle,

” …yaratığın kendi göğsüne saplanmış bir bıçağı çektiğini görmüştü; bir insanın giysilerine saplanmış dikeni sökerken ki kayıtsızlığıyla yapmıştı bunu.. ” – Geceyarısı Kuleleri #9 Havada Kan Kokusu

Gholam oldukça zekidir, Ortak Dil’i konuşur, tehdit eder, şantaj yapar, plan ve pusu kurar. Hatta veciz laflar bile edebilir, meşhur bir tanesi

‘ Kuş uçmalı. İnsan nefes almalı. Ben öldürmeliyim’ – Geceyarısı Kuleleri #9 Havada Kan Kokusu

Gholam Tek Güç’e tamamen bağışıklık sahibidir ve duyarlıdır. Bunun anlamı bir Gholam’a Tek Güç ile doğrudan zarar verilemeyeceği, yönlendirmeden etkilenmeyeceğidir. Duyarlılık kısmı ise Gholam’ın Tek Güç yönlendirildiğini hissedebilmesinden ileri gelir, ayrıca Gerçek Güç’ü de hissedebilirler. Ve öyle duyarlıdırlar ki birkaç kilometre öteden yönlendirildiğini sezerler. Yönlendiricilere karşı hassasiyetleri favori yemek olmalarından da ileri gelir.

Gholamlar verilen emir üzerine hareket eder ve odaklanırlar. Emirden sapmazlar, ayrılmaz veya dönmezler. Bir Gholam’a ise ancak bir Terkedilmiş emir verebilir. Gölge Savaşı esnasında ilk üretildiklerinde aniden, hiç sinyal vermeden onlarca – bazı ifadelere göre ise yüzlerce- Aes Sedai’yi öldürmüşlerdir. Şu da bir gerçektir ki, yaratıldıklarından itibaren hiçbir Gholam öldürülmemiştir. Ancak Gölge Savaşları’nın sonunda ve Kırılış‘tan önce bilinmeyen biri veya birileri tarafından uyku kutularına, zamanın akmadığı depolara, konulmuşlardır. Bundan dolayıdır ki kısa sürede yarattıkları dehşet takip eden binyıllar içerisinde unutulmuş ve haklarında pek az bilgi ile anı kalmıştır.

Yakın zamanda ortaya atılan bir iddia ve teoriye göre Gholam’a doğrudan zarar vermenin yolu belli nitelikteki ter’angreal’lerden geçmektedir. Bu ter’angreal türü Gholam’a dokunduğunda onarılmaz yanık şeklinde yaralar açtığı ve yaratığı aciz bıraktığı söylentileri dolanmaktadır. Bir Gholam’ı öldürmenin alternatif teorileri de mevcut olmakla, nadir görüldüklerinden ve hedefe odaklı olduklarından kurbanları tarafından bu yolların hiçbiri denenememiştir.

Bir Cevap Yazın