İki Nehir’de Okçuluk

Ana sayfa Forumlar Zaman Çarkı Tartışmaları İki Nehir’de Okçuluk

Bu konu 3 yanıt ve 4 izleyen içeriyor ve en son  Anonim tarafından 1 yıl 2 ay önce tarihinde güncellendi.

4 yazı görüntüleniyor - 1 ile 4 arası (toplam 4)
  • Yazar
    Yazılar
  • #785

    Anonim

    Sosyal medya hesaplarına ben baktığım için İki Nehir hakkındaki yazıdan sonra özellikle Twitter’da okçuluk konusu sorun oldu.

    Şimdi İki Nehirliler için iyi okçu genellemesinin neden yapılamayacağını açıklayacağım ardından da itiraz eden arkadaşlara buyrun hodri meydan diyeceğim.

    Dünyanın Gözü
    1. Tam, Bel Tine’daki okçuluk yarışmasını her sene, alev ve boşluğu ile kazanırdı

    2. “Alıştırma yapmak,” diye kıkırdadı Mat, ama Perrin başını kaldırınca yatıştırırcasına ellerini kaldırdı. “Dediğin gibi. İçimizden birinin gerçek bir silah kullanmayı bilmesi iyi bir şey.”

    “O yay gerçek bir silahtır,” dedi Lan aniden. Bir kolunu yüksek, siyah aygırının eyerine koydu ve onlara ciddiyetle baktı. “Köylü çocukların kullandığını gördüğüm sapanlar da öyle. Daha önce tavşan avlamak ya da kurtları koyunlarınızdan uzaklaştırmak dışında kullanmamış olmanız fark etmez…”

    3. İlk duraklarında, güneş batmadan önce Lan, delikanlılara, taşıdıkları silahları nasıl kullanacaklarını öğretti. Yayla başladı. Mat’in, yüz adım ötedeki ölü bir meşinyaprak ağacının çatlak gövdesi üzerindeki, bir insan başı büyüklüğünde bir budağa üç ok göndermesini izledikten sonra, diğerlerinin de denemesini istedi. Perrin, Mat’in başarısını tekrarladı. Rand, alev ve boşluğu, yayı onun ve onu yayın bir parçası kılan boş dinginliği çağırarak üç okunu, uçları neredeyse birbirine dokunacak şekilde hedefe yolladı. Mat omzuna bir şaplak atarak tebrik etti.

    “Hepinizin yayı olsaydı,” dedi Muhafız kuru kuru, sırıtmaya başladıklarında, “ve Trolloclar onları kullanamayacağınız kadar yakına gelmemeyi kabul etseydi…” Sırıtmalar aniden soldu. “Yaklaşırlarsa ne yapacağınız konusunda neler öğretebilirim bir bakalım.”

    Büyük Av

    4. Sicimi gerilmemiş yayı, köşede Mat ve Perrin’inkilerle birlikte duruyordu, boyu kendisinden iki karış uzundu. Yayı Fal Dara’ya geldikten sonra kendisi yapmıştı ve kendisi dışında onu gerebilen yegâne kişiler Lan ve Perrin’di. Dürülmüş battaniyesini ve yeni pelerinini çıkınındaki halkalardan geçirerek, iki çıkını sol omzuna astı, eyer torbalarını kayışların üzerine attı ve yayını aldı

    Gölge Yükseliyor

    5. Perrin başını kaldırdığı zaman elli adım ötede bir meşeye konan iri bir kuzgun gördü. Boncuk boncuk kara gözleri üç adama dikilmişti. Eli sadağına gitti, ama daha oku çekerken iki ok kuzgunu tünediği yerde şişledi. Tam ve Abell yeni oklar takmışlardı bile ve daha fazla kuş bulmak için, gözleri ağaçları, gökyüzünü tarıyordu. Tam’in atışı kuzgunun kafasına denk gelmişti, bu ne bir tesadüf, ne de şaşırtıcıydı. Perrin, Faile’e bu iki adamın okçuluk konusunda kendisinden iyi olduğunu söylerken yalan söylememişti. İki Nehir’de kimse Tam’in okçuluğu ile yarışamazdı.

    Çok uzun olmasın diye ok-yay ve İki Nehir ilişkisine dair 5 örnek verdim

    Burdan sonra artık derme çatma da olsa bir ordu haline geliyorlar ve önerme geçersiz hale geliyor zaten.

    1. Tam İki Nehir’in en iyi okçusu ama Tam eğitimini dışarıda almış – sayılmaz.
    2. Abell iki Nehir’de Tam ile yarışabilen tek okçu – evet Abell iyi okçu.
    3. Gençlerden en iyi okçular Rand,Perrin ve Mat. Rand sayılmaz.

    Dolayısıyla halk olarak iyi okçular gibi bir genelleme yapılamaz İki Nehir yayı farklı ve güçlü bir yay özelliği o. Diğer ülkelerde buna benzer ya da kıyas edilebilecek bir yay yok o yüzden insanlara farklı geliyor ve sürekli bahsi geçiyor.

    #787

    Editor
    Üye

    Ben itirazın iki Nehir yazısına değilde İki Nehirliler iyi okçu değillerdir twitinden kaynaklandığını sanıyordum,

    İki Nehir yayı kullanmak ustalık gerektiriyor madem, kullananlar da yayın ustası olmazlar mı?

    🙂

    #793

    Anonim

    hocam iki nehirliler iyi okçular faileyi kurtarırken gördük nokta

    #806

    Anonim

    ben buna katılmıyorum bende örnek vereyim ışığın anısı kitabında kim olduğunu hatırlayamadım. “yayları çok iyi olduğundan bu kadar iyi okçular “demişti ancak sonra cevabı almıştı “ikinehirlilerin oklarının tamamı hedefe gidiyordu. buda yetenek gerektirir. mesela herkes Mat’ın anılarına sahip olsa bile kimse kumanda etmeyi bilmezse o anıların hiçbir anlamı kalmaz. bu yüzden yaylar iyi olsa bile okçulardaki yetenek daha önemli…

4 yazı görüntüleniyor - 1 ile 4 arası (toplam 4)

Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.