Dünyanın Gözü Bölümleri

41. Eski Dostlar, Yeni Tehditler

Bölüm adı Eski Dostlar, Yeni Tehditler
Bölüm adı (orj. ) Old Friends and New Threats
Bölüm sembolü Asa
Bölüm numarası 41/53
Mekan Kraliçenin Takdisi, Caemlyn
Yer Andor
Bakış Açısı Rand al’Thor
Önceki Bölüm Ağ Daralıyor
Sonraki Bölüm Rüyaların Anıları

Zaman Çarkı’nın birinci kitabının kırk birinci bölümünün adı Eski Dostlar, Yeni Tehditler’dir. Bölüm ismini grubun tekrar kavuşmasına ve karşılarında beliren yeni düşmanlardan almaktadır.

Dünyanın Gözü #41 Ağ Eski Dostlar, Yeni Tehditler’i henüz okumadıysanız aşağıda bölüm özeti, notlar ve bölüm hakkında bilgiler yer almakta olup tüm hepsi spoiler içermektedir.

ÖZET

Saraydaki ‘misafirliğinin’ ardından büyük endişe ve heyecanla Kraliçenin Takdisi’ne dönen Rand, başına gelenleri Basel Gill ve Loial’e anlatır. Gill Efendi, Elaida’nın onun peşine düşeceğinden emindir ve Rand’a -arkadaşlarını beklemeksizin- şehri hemen terketmesi gerektiğini söyler. Bu esnada Loial’de Rand ve Mat ile yolculuk yapmak isteğini yineler ve Rand kabul eder.

“Gelebilirsin, Loial,” dedi. “Neden gelmek istiyorsun bilmiyorum, ama yol arkadaşlığından memnun olurum.

Yol için hazırlıklardan bahsederken hana Beyazpelerinlilerin geldiği haberini alan Basel Gill ortak salona iner. Görünüşe göre Işığın Evlatları bugün uğradıkları yirminci handır ve İki Nehir’den bir Karanlıkdostu genci aramaktadırlar. Doğal olarak Basel Gill ve gizlice izleyen Rand’da ziller çalar, kendilerini aradıklarını düşünür her ikisi de. Aslında Evlatlar Perrin’i aramaktadır ama bunu bilmeleri mümkün değil tabi.

Basel Gill kendinden hiç beklenmeyecek ve herşeyden önce bir tüccarın yapmayacağı şekilde Işığın Evlatları ile restleşir ve hanı terketmelerini söyler. Beyazpelerinliler ahalinin ve korumaların da ayaklandığını görünce handan ayrılmak zorunda kalır ancak işin burada kalmayacağını belirterek açıktan tehdit ederler.

Hancı, Rand’ı gördüğü zaman sandalyesinden doğruldu ve yanına gitti. “İçimde bir kahraman gizlediğimi kim bilebilirdi ki?” dedi şaşkın şaşkın. “Işık beni aydınlatsın.” Aniden silkelendi, sesi neredeyse normal tonuna kavuştu. “Ben seni şehirden çıkarana kadar görünmeyeceksin.” Salona dikkatle bakarak Rand’ı koridora ittirdi. “Geri dönecekler. Onlar olmasa bile bugünlük kırmızı kuşanan birkaç casus. Bu küçük gösteriden sonra burada olup olmamanıza aldıracaklarını sanmıyorum, buradaymışsınız gibi davranacaklar.”

“Bu delilik,” diye itiraz etti Rand. Hancının işareti üzerine sesini alçalttı. “Beyazpelerinlerin peşimde olması için bir sebep yok.”

“Ben sebepten anlamam, evlat, kesinlikle senin ve Mat’in peşindeler. Ne işlere karıştın? Elaida ve Beyazpelerinler.”

Burada Basel Gill’in ne kadar iyi bir dost olduğunun da altını çizmek gerekir, kalacak yer, yemek, doktor, gitmeleri için at, erzak derken bir de Işığın Evlatları’nı karşısına alması… Zaten Rand’da belirtiyor bunu, (tabi daha sonraları elinde imkan varken bir jest yapsa iyi olurdu)

“Sen iyi bir dostsun,” dedi Rand. “Sana beladan başka bir şey getirmedik gibi, ama yine de yardım etmeye çalışıyorsun. İyi bir dostsun.”

Rand başı iki türlü beladayken ve artık şehirden ayrılmak zorunda kalmışken bu defa müjdeli haber gelir, mutfakta soylu bir hanım ve eşlikçileri Rand ve Mat’i sormaktadır. Rand hemen olaya uyanır ve mutfağa koşar, böylelikle Shadar Logoth’ta ayrılan grup tekrar tamamlanır. Buradaki bir önemli olay handaki farelerdir, Moiraine iyiliklerine karşılık hancıya farelerin hanına uğramamamasını sağlayacağını söyler. Aslında Karanlık Varlık’ın casuslarına karşı tedbir almaktadır.

Moiraine hancı ile konuşurken Mat’in hastalığını öğrenen Nynaeve ve diğerleri odaya çıkarlar ve yeni Mat ile tanışırlar. Neyse ki Moiraine de çok uzakta değildir ve iki şeyi açıklar

1- Mat’in hastalığı.

Bu, Shadar Logoth’dan. O şehirde lekelenmemiş, duvarların dışına çıkarmanın tehlikeli olmadığı tek bir çakıltaşı bile yok ve bu bir çakıltaşından çok daha fazla. İçinde Shadar Logoth’u öldüren kötülük var ve şimdi o kötülük Mat’in de içinde. Öyle güçlü bir kuşku ve nefret ki, en yakındakiler bile düşman görülür, kemiklere kadar öyle derine kök salar ki, zaman içinde geriye kalan tek düşünce öldürmek olur. Hançeri Shadar Logoth’un duvarlarının dışına çıkararak o kötülüğü, o kötülüğün tohumunu o yere bağlı tutan şeyden serbest bıraktı. Mat’in içindeki öz, Mashadar’ın bulaşıcılığının onu yapmaya çalıştığı şey ile mücadele ederken solmuş, zayıflamış olmalı, ama içindeki savaş tamamlanmak, Mat yenilmek üzere. Kısa süre sonra, ilk önce ölmezse, o kötülüğü gittiği her yere hastalık gibi yayacak. O hançerin tek bir çiziği bile hastalığı bulaştırmak ve yok etmek için yeterli. Bu yüzden kısa süre sonra, Mat ile birkaç dakika geçirmek bile aynı ölçüde ölümcül olacak.”

2- Shadar Logoth’tan aldığı yakut kakmalı hançerin etkilerinden bahseder

“Bu yanınızdayken bu kadar uzağa gelebilmiş olmanız şaşırtıcı. Onu görür görmez kötülüğünü, Mashadar’ın dokunuşunu hissettim, ama bir Soluk kilometrelerce öteden hissedebilir. Tam olarak nerede olduğunu bilemese de, yakında olduğunu anlar. Kemikleri aynı kötülüğün bir orduyu –Dehşetlordları, Soluklar, Trolloclardan oluşan bir orduyu– yuttuğunu bilirken, Mashadar ruhunu çeker. Muhtemelen bazı Karanlıkdostları da onu hissedebiliyordur. Ruhlarını gerçekten vermiş olanlar. Ellerinde olmadan, sanki çevrelerindeki hava karıncalamyormuş gibi hançeri hissedenler olmuştur. Onu aramak zorunda hissederler kendilerini. Bir mıknatısın demir tozlarını çektiği gibi çekmiştir hançer onları.”

Caemlyn kırsalında Trollocların toplandığı haberini verir Lan ve muhtemelen şehre saldıracaklarını açıklar. Grupta endişe artarken Moiraine, şehirden ayrılmaları halinde Gölgedölleri‘nin de peşlerine düşeceklerini söyler.

KARAKTERLER

Bir Cevap Yazın