Dünyanın Gözü Bölümleri

40. Ağ Daralıyor

tar valon sembolu

Bölüm adı Ağ Daralıyor
Bölüm adı (orj. ) The Web Tightens
Bölüm sembolü Tar Valon Sembolü
Bölüm numarası 40/53
Mekan Caemlyn Sarayı, Andor
Yer Andor
Bakış Açısı Rand al’Thor
Önceki Bölüm Ağ Dokunurken
Sonraki Bölüm Eski Dostlar,Yeni Tehditler

Zaman Çarkı’nın birinci kitabının kırkıncı bölümünün adı Ağ Daralıyor’dur. Bu bölüm önceki bölüm Ağ Dokunurken’de geçen olaylara atfen Ağ Daralıyor olarak isimlendirilmiştir.

Dünyanın Gözü #40 Ağ Daralıyor’u henüz okumadıysanız aşağıda bölüm özeti, notlar ve bölüm hakkında bilgiler yer almakta olup tüm hepsi spoiler içermektedir.

ÖZET

Rand al’Thor, en son esir sahte ejder Logain Ablar ve Kraliçe Morgase Trakand’ı görmek için çıktığı duvarın tepesinde daldığı düşüncelerden duvarın arkasından gelen ses üzerine irkilip bahçeden içeri düşmüştü. Küçük bir baygınlığın ardından gözlerini açn Rand, karşısında ilk defa Elayne Trakand’ı görür. Bu ilk görüşteki düşünceleri hem önemli hem de uzun vadede düşündürücü. Bakarsak,

Rand hayatı boyunca, bu şekilde giyinmiş yalnızca iki kadın görmüştü: Moiraine ve Mat ile onu öldürmeye çalışan Karanlıkdostu kadın.

Yaklaşık 22 ay sonra Rand malum savaşta savaşıyor olacağını hatırlarsak, Elayne’nin kıyafetlerinden etkilenen köylü çocuktan karakterinin ne kadar geliştiğini de daha iyi anlayabiliriz. Bu aynı zamanda tartışılan strateji hataları, bunu niye böyle yaptı, şöyle yaptı gibi konular için de önemli bir gösterge. Min’in de dediği gibi Rand bir köylü çobanı, ne kadar değişirse değişsin bunu akılda tutmakta fayda var.

Devam edersek, Rand kısa süre içerisinde Kraliyet Sarayı bahçelerinden birine düştüğünü keşfediyor. Karşısında Kız-Veliaht Elayne Trakand ve Kılıcın İlk Prensi Gawyn Trakand olduğunu farkedince, özellikle de dikkat çekmemesi gerektiği bir zamanda krallığın varisleri ile karşılaştığı için panikler. Kısa süre sonra iki kardeşin yarım kan ağabeyi Galad Damodred onları yakalayıp Rand’ı saray muhafızlarına bildirmeye gitmesi ile işler zıvanadan çıkar.

Rand’ı tutuklamaya gelen saray muhafızlarına karşı Elayne ona kefil olarak misafiri olduğunu açıklayarak onu teslim etmeyi reddeder ve talebi üzerine Rand, Elayne ve Gawyn beraberlerinde Teğmen Tallanvor ile Kraliçe Morgase’in huzuruna çıkarılır. Burada kraliçenin danışmanları da olan kumandan Gareth Bryne ve Kızıl Ajah’tan Elaida do Avriny a’Roihan’da bulunmaktadır. Bu görüşmeden ilk öğrendiğimiz Elayne ve Gawyn’in iki gün sonra eğitim görmek üzere Sahte Ejder Logain’in grubu ile Beyaz Kule’ye gideceğidir. Peşisıra Rand’ın sorgusu başlar.

Elaida, tıpkı Loial gibi ancak çok daha kaba şekilde, Rand’ın İki Nehirli olduğunu söylemesine şaşırır. Bu sahnenin 20 yıl sonra şöyle bir önemi ortaya çıktı, dizi için İki Nehirli karakterler açıklanınca koyu tenli olmalarına karşı ciddi bir şaşkınlık ve nasıl olur? tepkisi gelmişti. Elaida, Rand neden İki Nehirli olamaz bakalım nasıl açıklıyor,

Rand, Elaida’nın örgüsünü bırakmış, kendisini incelemekte olduğunu fark etti. Kadın taburesinden kalktı ve yavaş yavaş yükseltinin önüne çıkarak önünde durdu. “İki Nehirli mi?” dedi. Bir elini Rand’ın başına uzattı; Rand dokunuşundan kaçındı ve kadın elini indirdi. “O kızıl saçlarla ve gri gözlerle mi? İki Nehirliler koyu renk saçlı ve gözlüdür ve nadiren bu kadar uzun boylu olurlar.” Eli uzanıp ceketinin yenini itti, güneşin o kadar sık uğramadığı yerdeki açık renk deriyi açığa çıkardı. “Ne de böyle ten rengine.”

Elaida belki de haklı bir şekilde çok olaylı bir günde saray bahçesinde biten Rand’dan şüphelenir ve olayları öyle evirir çevirir ki Kraliçe “Karanlıkdostu mu? Logain’in takipçilerinden mi?” diye soracak raddeye gelir. Elayne ona tekrar kefil olur ve Kraliçe Morgase’in ısrarlı sorusu karşısında Elaida’ya -tam da zamanında- kehanet gelir. Morgase’in de hakkını vermek gerekir, bir idarecinin Aes Sedai’yle bu denli konuştuğu bir başka örnek belki Berelain olabilir o da belki.

“Şu Kehanet’te bulunuyorum,” diye yanıt verdi Elaida, “ve Işık’ın altında yemin ediyorum ki, daha açık ifade edemezdim. Bugünden itibaren, Andor acı ve bölünmüşlüğe yürüyecek. Gölge kararacak, simsiyah kesilecek ve sonra Işık’ın geleceğini görmüyorum. Dünyanın şimdiye dek döktüğü tek gözyaşına karşılık, binlercesi dökülecek. Bu Kehanet’te bulunuyorum. Aynı zamanda şu Kehanet’te bulunuyorum. Tüm dünyaya acı ve bölünmüşlük gelecek ve bu adam onun ortasında duracak. Kraliçe’ye itaat ederek,” diye fısıldadı, “açıkça söylüyorum.”

Tabi olay daha da dallanıp budaklanır ve danışmanlardan ‘ne olur ne olmaz birkaç hafta hapsedelim’ teklifi gelir. Morgase irfan sahibi bir hükümdar olarak özellikle de İki Nehir aksanını daha önce duyduğunu söyleyerek Rand’ın salıverilmesini emreder. Saraydan ayrılırken Prens Gawyn onun Aiel’e benzediğini söyler. Rand saray kapısından uygun bir süre yürüyerek ilerler, ardından Kraliçenin Takdisi’ne doğru koşmaya başlar.

Elayne’nin Rand’a güveninin nedeni

Bu bölüm ile ilgili daha önce duyduğum bir soruydu, Prenses Elayne saray bahçelerine giren silahlı birini tedavi ediyor, sohbet ediyor, ciddi ciddi kefil oluyor, ciddi bir güven gösteriyor. Neden?

İlk olarak Rand’ın bir ta’veren olduğunu hatırlatmakta fayda var. Küçük bir etki belki ama böyle bir durumdan yürüyerek ayrılmasında en büyük etki bu. İkinci olarak sarayda oldukça korunaklı ve heralde sıkıcı bir hayat süren prensesin prensesçilik oynamaya hevesli olduğunu da ekleyelim. Ayrıca ilerleyen kitaplarda karakterine daha yakından şahit olacağımız Elayne’nin kişiliği, Rand’ın bahçeden hemen geri gitmek istemesine karşılık kendisinin kalması için ısrar etmesi bu durumdan duyduğu sorumluluktan kaynaklanıyor. Yetkisini ve konumunu da kullanmaya hevesli, başka da işi olmadığından durum bu raddeye geliyor.

Elayne’nin aşırı Galad tepkisi

İlerleyen kitaplarda da göreceğimiz, Galad’ın ağzıyla kuş tutsa bir türlü Elayne’ye yaranamaması üstelik Elayne’nin Galad’tan kaçınmak için aşırı şeyler yapmayı göze alacak kadar ondan hoşlanmamasının hiçbir kaynağı yok açıkçası. Tabi üvey ağabeyi olması gerçeği dışında. Biraz dedikoduya meyledersek, Galad’ın herşeyde mükemmel olması belki de Elayne’ye kendini yetersiz hissettirdiğinden ve özgüvenini kırdığından ondan kesinlikle uzak durmak istiyor olabilir mi?

Morgase Trakand’ın İki Nehir aksanını tanıması

En popüler soru, bilindiği kadarı ile Emond Meydanı’nı terkeden tek kişi Tam al’Thor. Onun da Illian’a gittiğini öğreniyoruz daha sonra. Peki Morgase bu aksanı nereden duymuş olabilir? Belki sorunun cevabı İki Nehir’in yalnızca Emond Meydanı’ndan oluşmamasında yatıyordur. Bir Taren Salı sakininden de duymuş olabilir, imkansız değil.

Mesela Morgase’in bu lafından hareketle Elayne ve Gawyn’in babasının da Tam olabileceği teorisi vardı uzun yıllar önce, uzunca bir yazıydı aklımda kalmış şimdi yazarken hatırladım. Dış görünüşlerini açıklaya açıklaya kardeş olabileceklerini anlatıyordu yazar. Bilmem siz ne dersiniz…

KARAKTERLER

Bir Cevap Yazın

2 Yorum

  • hocam Galad gerçekten de çok kibirli biri ondan kaynaklanıyor bence. hem de morgase aksanı devenden orduya katılan birinden duymuş son kitapta öyle geçiyor.

    • Ama etrafındaki tek kibirli kişi Galad değil, veliaht olarak asillerin kibirli oluşuna vs alışık olmalı değil mi ?
      Deven Yolu’ndan orduya katılan biri olduğunu bilmiyordum açıkçası tekrar bakayım bulabilecek miyim neymiş ne değilmiş diye