Dünyanın Gözü

29. Merhametsiz Gözler

Bölüm adıMerhametsiz Gözler
Bölüm adı (orj. )Eyes Without Pity
Bölüm sembolüKurt
Bölüm numarası29/53
MekanShadar Logoth Kırsalı
YerAndor
Bakış AçısıPerrin Aybara
Önceki BölümHavada Ayak İzleri
Sonraki BölümGölgenin Evlatları

Zaman Çarkı’nın birinci kitabının yirmi dokuzuncu bölümünün adı Merhametsiz Gözler’dir. Bu bölüm Egwene, Perrin ve Elyas’ın Shadar Logoth kırsalı – Caralain Çayırı arasındaki bölgede Karanlıkdostlarından güvenliğe kaçış öyküsünü anlatmaktadır.

Dünyanın Gözü #29 Merhametsiz Gözler’i henüz okumadıysanız aşağıda bölüm özeti, notlar ve bölüm hakkında bilgiler yer almakta olup tüm hepsi spoiler içermektedir, hassassanız artık durun.

ÖZET

Tenekecilere veda eden Elyas, Perrin ve Egwene hızla kuzeydoğuya doğru ilerlemektedir. Elyas, Perrin ve Egwene’yi hız ve mesafe konusunda oldukça zorlar ve oldukça gergindir. Gençlerin ateş için dal koparmasına izin vermez, ateş için derin çukurlar kazar ve arkalarında bıraktıkları izleri iyice örter. Elyas’ın tüm önlem ve dikkatine ilave olarak kurtlar ileride ve gerilerinde keşif yapmaktadırlar.

Elyas’ın sırtların tepesinde yaptığı keşiflerden birine katılan Perrin sonunda tehlikeyi görür, yüz kadar kuzgun. Karanlık Varlık’ın gözleri. Ardından bir başka ağaçlıktan bir başka kuzgun sürüsü tek vücutmuşçasına güneye doğru uçar. Perrin bu görüntü karşısında şaşırır ve korkar ancak Elyas Sınırboylarında bin kuzgunluk sürüler gördüğünü söyler.

Bir sonraki tepede etrafı gözledikleri esnada ağaçlıktan tüm gücüyle kaçmakta olan bir tilki görürler, kuzgun sürüsü yakalayıp başına üşüşür ve tekrar yükseldiklerinde ortada tilki milki yoktur. Bu görüntü Perrin’in iyice paniklemesine neden olur. Elyas ise onları en yakın ağaçlığa koşturur ve ardından koşuya yakın bir tempoda yürütür. Sonra en yakın sırta koşup kuzgunların geçişini bekler sonra tekrar en yakın sırta koşarlar, Perrin kısa sürede yorgunluktan sırtın tepesine çıkma merakından vazgeçer. Akşama doğru arkalarındaki kurtlardan kuzgun sürüsünün onlara saldırdığı haberini Perrin vasıtası ile öğreniriz ki burada Egwene’de onun sırrına artık ortak olmuştur. Gruptaki gerilim iyice artar.

Elyas yavaşlamıyordu. Onları zorluyor, ısrar ediyor, güneydeki arayan kuzgunlara o kadar yakın tutuyordu ki, Perrin tek bir kuşun geriye bakmasının yeterli olacağını düşünüyordu.
Biraz daha dayanın, yeter. Birazcık daha. Sizi yanasıcalar, çiftlik gençlerinin daha dayanıklı olduğunu sanırdım. Bütün gün çalışıp, bütün gece dans ettiğinizi sanırdım. Anlaşılan bütün gün uyuyup, gece de uyumaya devam ediyormuşsunuz. Lanet ayaklarınızı oynatın!”

Perrin artık kaçamayacaklarına iyiden iyiye inanmaya ve ümitsizliğe düşmeye başlar. Elyas’ı kontrol eder, Egwene’ye bakıp tasalanır.

Aniden içinden bir ürperti geçti, kış ortasında Badeçay Suyu’na dalmış gibi soğuk, temiz bir ürperti. İçinde dalgalandı, bitkinliğinin bir kısmını, bacaklarındaki acıyı, ciğerlerindeki yangını götürmüş gibi geldi. Bir şeyi arkada bırakmıştı.

Kuzgunların içeri giremeyeceği bir yurda gelmişlerdir.

Bir Cevap Yazın